Kuyumculukta kalemkar nedir?
Kalemkar, altın bilezik ve yüzüğün yüzeyine çelik kalemle desen işleyen ustadır. Duvar nakışı ve Hint kalamkari kumaşıyla farkı, atölyede ne yapıldığı.
Kalemkar, altın ya da gümüş takının yüzeyine çelik kalemle desen işleyen ustadır. Kuyumcu bileziği döker, çeker, lehimler; kalemkar o düz yüzeyi alır, ışık tutan bir desenle geri verir. Çarşıda “kalem atölyesi” ya da “kalemci” dendiğinde kastedilen budur.
Kelime Farsça kökenli: kalem ve kâr, yani kalemle iş yapan. Türkçede kalemkar da kalemkâr da yazılır. Biz tabelaya şapkasız yazdık, eski ustalar şapkalı söyler. İkisi aynı meslek.
Aynı kelime, üç ayrı meslek
Google’a “kalemkar” yazan kuyumcu önce cami duvarı görür. Çünkü kelime üç farklı zanaatı anlatır ve aramada en görünür olanı bizimki değildir.
Birincisi nakkaşlık. Cami, konak ve köşklerde tavan ve duvar yüzeyine boyayla yapılan süslemeye kalem işi denir; bunu yapan ustaya da kalemkâr. Fırçayla çalışır, malzemesi boya ve sıvadır. Süleymaniye’nin kubbesindeki desen bu işin ürünü.
İkincisi Hindistan’ın kalamkari kumaşı. Andhra Pradesh bölgesinde pamuklu kumaşa bambu kalemle doğal boya sürülerek yapılan bir baskı türü. Adı aynı kökten gelir, kalemle yapılan iş. Ama o bir tekstil ürünü; bizim işle tek ortak noktası kelimenin kendisi.
Üçüncüsü kuyumculuktaki kalemkar. Fırça değil çelik kalem tutar, boya değil altın kaldırır. Yüzeye renk eklemez; metalin kendisini keserek ya da çizerek desene dönüştürür. Bu yazı ve bu site yalnız bu üçüncüsünü anlatır.
Ayrımı neden bu kadar uzun yazdık? Çünkü “bileziğe kalem işi yaptırmak istiyorum” diye arayan kuyumcu, duvar nakışı sitelerinin arasında kayboluyor. Siz “kuyumcu kalem atölyesi” diye arayın, doğru kapıya çıkarsınız.
Kalemkar atölyesinde ne yapılır
Önümüze üç tür parça gelir. Dökümden ya da çekimden çıkmış ham bilezik, kaplanacak yüzük, bir de yenilenecek eski iş. Hepsinde soru aynı: bu yüzey ışığı nasıl tutsun?
Cevaba göre dört işlemden birini ya da birkaçını uygularız.
Amerikan freze, yani elmas kesim. Elmas uçlu kalem yüzeyden küçük parlak yüzeyler keser. Her yüzey ayna gibi davranır; bilezik dönünce ışık üstünde gezer. Çarşıda pırlanta kesim de denir. Ayrıntısı Amerikan freze kalemi sayfasında.
Makine kalemi. Çizgi, dalga, baklava gibi tekrar eden desen makinede çizilir. Yüz parça da olsa her biri aynı derinlikte çıkar. Seri iş için bunu öneririz; detayı makine kalemi sayfasında bulursunuz.
Florantin yüzey. Birbirini kesen çok ince çizgilerle mat, ipeksi bir doku. Parlak frezenin yanında zemin olarak çok sevilir. Florantin yüzey işleme sayfasında anlattık.
Yaldız kaplama. İşlenmiş parçaya sarı, pembe ya da beyaz ton. Dokuyu kapatmaz, rengini değiştirir. Yaldız kaplama sayfasına bakın.
Bu dördünün aynı atölyede olması kuyumcu için rahatlıktır. Bilezik freze için bir yere, florantin için başka yere giderse hem gün kaybeder hem her el değiştirmede gram riski alır.
Kalem atölyesi zincirin neresinde durur
Kuyumculuk uzun bir zincirdir. Ramat ve ayar, döküm, çekim, montaj, kalem, cila, kaplama, en sonda vitrin. Her halkayı ayrı bir usta tutar. Kalem atölyesi bu zincirin ortasındadır: montajdan sonra, ciladan ve kaplamadan önce gelir. Yüzey bize düz gelir, desenli gider; cilacı ve kaplamacı bizden sonra devreye girer.
İstanbul’da bu atölyeler Kapalıçarşı çevresinde, Çemberlitaş ve Nuruosmaniye sokaklarında, bir de Kuyumcukent’te toplanır. Çoğunun tabelası yoktur. Kuyumcu kalemkarını komşusuna sorarak bulur, bir kere memnun kalırsa yıllarca değiştirmez. Biz 2003’ten beri Çemberlitaş’ta, Kapalıçarşı’ya iki sokak mesafedeyiz. Şehir dışından iş kargoyla gelir, işlenir, aynı yolla döner.
El kalemi ile makine kalemi farkı
Eski usul kalem elle atılır. Usta çelik kalemi bir elde tutar, öteki eldeki çekiçle hafif vurur ya da kalemi iterek metali kaldırır. Her çizgi ustanın bileğinden çıkar, dolayısıyla her parça biraz farklıdır. Tek parça özel işte bu fark güzelliktir. Yüz adet alyansta ise sorun.
Makine kalemi bu sorunu çözer. Desen bir kez ayarlanır, parçalar sırayla işlenir. Ustalık kaybolmaz, yer değiştirir: artık desen seçiminde, derinlik ayarında ve kontrolde yaşar.
Elmas kesim ikisinden de ayrıdır. Orada amaç çizgi değil yüzey. Çelik kalem çizer; elmas uç keser ve kestiği yeri aynı anda parlatır. O yüzden freze bileziği cilaya gerek kalmadan parlar.
Hangisini seçmeli? Model söyler. Burma bileziğe makine çizgisi, geniş kelepçeye freze yıldız, ince alyansa florantin zemin. Numunede denemeden karar vermeyi sevmeyiz; nasıl çalıştığımızı okuyun.
Kuyumcunun kalemkardan beklemesi gerekenler
Birincisi gram. Kalem işi metal kaldırır ama kaldırılan toz toplanır ve geri verilir. Teslim edilen gram alınan gramdır; buna sıfır fire denir. Teraziyle gelin, teraziyle gidin.
İkincisi model gizliliği. Kuyumcunun deseni rakibinin tezgâhında çıkmaz. Kalemkar onlarca kuyumcuyla çalışır; kimin modelini kimle paylaşmadığı onun itibarıdır.
Üçüncüsü numune. İyi atölye partiyi başlatmadan tek parça işler ve gösterir. Derinlik, sıklık, parlaklık orada kararlaştırılır. “Siz yapın, sonra bakarız” diyen yere dikkat.
Dördüncüsü ayar bilgisi. Ayar değişince uç aynı davranmaz. 22 ayar yumuşaktır, kalem kolay iner; 14 ayar serttir, aynı baskıda daha sığ kalır. Ustanın bunu siz söylemeden bilmesi gerekir.
Adet, gönderim ve fiyatlandırma gibi konular için sık sorulan sorular sayfası var. Parçanın fotoğrafını gönderin, hangi işlemin yakışacağını söyleriz.
Sorular.
Kalemkar ile kuyumcu aynı kişi midir?
Hayır. Kuyumcu parçayı üretir ve satar; kalemkar o parçanın yüzeyine desen işler. Çoğu kuyumcu bu işi fason olarak bir kalem atölyesine verir.
Kalem işi bileziğe zarar verir mi?
Vermez. Desen metalin yüzeyinden çok az pay alır ve derinlik parçanın et kalınlığına göre ayarlanır. Kaldırılan toz toplanıp parçayla birlikte geri verilir.
Kalemkar mı kalemkâr mı?
İkisi de doğru. Eski kaynaklar ve ustalar şapkalı yazar, günlük kullanımda şapkasız yaygındır. Aynı mesleği anlatır.
- Adres
- Emin Sinan Mah. Evkaf Sk. Yapı Han No: 11/5
Çemberlitaş, Fatih / İstanbul - 0 534 986 18 05
- Saat
- Pazartesi'den Cumartesi'ye, 09:00'dan 19:00'a
- E-posta
- [email protected]
